Kramnik, eski Dünya Åžampiyonlarını anlatmaya devam ediyor. Abdullah Ötgün'ün çevirdiÄŸi bu bölümde Kramnik, Karpov ve olası bir Fischer - Karpov maçı hakkındaki düÅŸüncelerini anlatmakta.
-Fischer-Karpov maçının olası sonucu hakkında uzun uzun tartışabiliriz. Ne dersiniz sizce Karpov’un ÅŸansı var mıydı?
-Tabii ama Fischer’in daha fazla ÅŸansı olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Ama Karpov’un açılmamış kartlarının olduÄŸunuda yabana atmamak lazım.Buradan kastettiÄŸim Karpov’un hazırlığıdır çünkü Fischer’in yalnız adam olduÄŸunu biliyoruz. Asistanları yoktu, riskli açılışlar yapardı. Bu yüzden Karpov’un Fischer’e karşı elde ettiÄŸi avantaj açılışlarda sıkıntılı durumlar yaratabilmesiydi.
Åžundan da bahsetmek istiyorum Geller’in Fischer’e karşı mutlak üstünlüÄŸü vardı; çünkü açılışlarda çok ustaydı ve Fischer için hiç de kolay olmayan derin yaklaşımlar uyarlamıştı.Oyun kalitesi olarak ele alırsak Fischer’in Karpov’dan daha üstün nitelikleri vardı. Ama olur ya hani Karpov açılışta gerçek bir hafif üstünlük elde etseydi, çok çekiÅŸmeli bir maç izlerdik.
-Karpov çok yönlü bir model izlemiÅŸ miydi?
-Tabii ki.. Ayrıca onun oyununda gizemli ÅŸeyler vardı. Bir takım ÅŸeyler yapardı ki ondan baÅŸka hiç kimsenin baÅŸ edemeyeceÄŸi türden ÅŸeyler.. Karpov hakkında rahat konuÅŸabilirim çünkü ilk satranç kitabım onun oyunlarından oluÅŸuyordu. ÇocukluÄŸumda onun oyunlarını çalıştım, sonraları birkaç kez tahtada karşı karşıya geldik. Devam yollarını mükemmel hesaplayan, pozisyonel olarak çok kuvvetli, kendine has özellikleri bulunan iyi bir taktikçi ve çok yönlü bir oyuncudur. Biraz garip gelebilir ama Steinitz’in kuramını inkar etmiÅŸtir: ”EÄŸer avantaj sendeyse saldırıya geçmelisin,aksini yaparsan kaybedersin”. Üstünken sık sık zamana oynardı ve hala avantajını sürdürürdü. Bunu yapabilecek baÅŸka kimse bilmiyorum inanılmaz bir ÅŸey bu! Bu kabiliyetine her zaman hayran kalmışımdır. Oyuna baktığımızda güzel bir atak yapmanın tam sırası diye görünürken Karpov a3, h3 oynar ve rakibinin pozisyonunu çökertirdi.
Linares-94'te Karpov’a maÄŸlup oldum. Oyun sonunda bir düÅŸüÅŸ yaÅŸadım ama çokta berbat deÄŸildi. Birkaç uygun hamle yaptım fakat nasıl kaybeden pozisyonuna düÅŸtüÄŸümü anlayamadım. Dünyada ilk 10'da yer almama raÄŸmen maçtan sonra bile bu olayı anlayamadım. Kendimi satranç bilgisinden yoksun, tam bir salak gibi hissettiÄŸim birkaç maçtan biri de budur. Bu tip ÅŸeyler üst düzeydeki oyunculara çok nadir olur. Genellikle niçin kaybettiÄŸinizi anlarsınız ama o maç bu tanıma aykırıdır. Orada Karpov’un karakteristik yapısında da olduÄŸu gibi algılanamaz bir ÅŸeyler vardı.
Linares 1994
DiÄŸer ÅŸeyleri de göz önüne alarak Karpov’un çok güçlü bir oyuncu olduÄŸunu, öbürlerinden çokta farklı olmadığını söyleyebiliriz. Fakat yukarıyı incelediÄŸimizde hangi tür ÅŸeylerin onu diÄŸer yüksek puanlı oyunculardan ayırdığını anlarız.
-Karpov’un güçlü oyun becerileri var mı?
-Evet, çok atik mücadele yapısına sahip muhteÅŸem bir oyuncudur. Süper turnuvalarda oynamaya baÅŸladığım zaman Karpov’un deÄŸiÅŸen koÅŸullara karşı anında ayak uydurabilmesine hayran kalmıştım. Mesela Karpov’u oynarken izliyorsunuz.. Baskı altında ve 6 saattir savunma yaparak pozisyonunu güçlendiriyor.. Harika hesaplamalarının sonucunda kırılması zor, çok güçlü savunma yapar. Sanki beraberliÄŸe oynuyormuÅŸ gibi görünür. Rakibi ipin ucunu azıcık salınca pozisyonu eÅŸitler. BaÅŸka herhangi bir oyuncu böyle bir durumda iÅŸkencenin bittiÄŸini düÅŸünerek mutluluk duyar ve beraberliÄŸe giderdi. İşte Karpov bu noktadan itibaren kazanca oynamaya baÅŸlar! Karpov için o ana kadar tahtada olup biteni unutmak kolaydır. Geriye dönük düÅŸünmez, ruhsal olarak da etkilenmezdi. Maça yeni baÅŸlamış biri gibi gözükürdü. Ufak bir olasılık gördüÄŸü zaman onun avantajını elde etmek için uÄŸraşırdı.
Bagio’daki maçın son oyununda Karpov’un Korchnoi’ye karşı elde ettiÄŸi galibiyeti hatırlayalım. Korchnoi cok bastırmaya baÅŸlamıştı. Karpov yorgun düÅŸmüÅŸ olmalıydı. Korchnoi avantajı elde ettiÄŸi an Karpov harika bir oyun sergiledi. Halbuki deÄŸiÅŸen bir ÅŸey olmamış, skor 5-2 olup 5-5 filan da deÄŸildi ve ertelenen bir oyunda kale matıyla yenildikten sonra bu denli sert bir mücadele yaÅŸanmamıştı.Karpov sanki maçın ilk oyunu gibi oynamıştı. YoÄŸun baskıya raÄŸmen, geleceÄŸi maçın sonucuna baÄŸlı olduÄŸundan sanki evinde antreman yaparmış gibi rahat oynuyordu. Kesinlikle inanılmaz bir savaÅŸçıydı.
- Biraz niteliklerden bahsetmek gerekirse, Karpov'un zayıf noktaları nelerdi?
-Bence stratejiye önem vermemiÅŸti. Daha öncede söylediÄŸim gibi tahta üstünde olan biteni kolayca unuturdu. Yeterli derecede stratejik oyun bilgisi yoktu. Atını taşır,boÅŸ alan avantajını elde eder ve piyonu güçsüzleÅŸtirirdi.Fischer gibi Karpov’unda tahtada kaos gördüÄŸünde aklı karışabilirdi. Ama yine de tüm bu zayıf noktalar ekseriyetle semboliktir.
Bazen kendine çok güveniyor olmalıydı ki gerekirse bir çıkış yolu bulacağından hiç ÅŸüphesi yoktu. Pozisyonunun kötüye gittiÄŸini anlayınca bile hangi ÅŸartlarda olursa olsun onu devireceÄŸim diye düÅŸünürdü. Bu düÅŸüncesi her zaman onunla beraber olmuÅŸtur. Kasparov ile karşılaÅŸtığı zaman bunlar boÅŸa çıkmşıtı. İlk maçlarında Karpov kararsız bir durum sergilemiÅŸ ve her geçen maçta bunlarla uÄŸraÅŸmak daha da zorlaÅŸmıştır. Muhtemelen deÄŸiÅŸmeyen sert bir yaklaşımı olmadığı için tüm bunlar oldu. Bu da Kasparov’un ortaya çıkmasından önce Karpov’un egemenliÄŸini açıklamaya yeterlidir. İlk baÅŸlarda böyle yaklaşım arayışlarına girmedi, sonraları da bunu edinmek zordu.
-Ama Karpov, Kasparov'la olan maçlarında oyununu ilerletmiÅŸ olmalı deÄŸil mi?
-Elbette. DiÄŸer tüm önde gelen oyuncular gibi Karpov da ilerleme göstermiÅŸ, oyununu zenginleÅŸtirmiÅŸtir. Kasparov inanılmaz hızla kendini geliÅŸtiriyordu.1984'teki ve 1985'teki Kasparov sanki iki farklı oyuncudur. 85’teki Kasparov bir piyon verip önceki verdiÄŸini geri alırdı. Çalışma kapasitesi her zaman için Kasparov’un güçlü yönü olmuÅŸtur. Karpov'da da bu özellik mutlak vardı fakat Kasparov daha baskın çıkıyordu.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








